Adam evlenir ve çalışmak amacıyla gurbet ellere gider. Yıllar sonra evine dönen adam bakar ki evde 3 çocuk bulunmaktadır...
Baba eşine bu çocukların kimden ve nasıl olduğundan kuşkulanarak karısına sorar...
Baba: "Büyük çocuk nasıl oldu?"
Karası: " Hani sen gurbete giderken var ya..."
Baba : Ya şu ortanca çocuk?
9 Şubat 2013 Cumartesi
İki Sinek
İki sinek uçuyolarmış...
Biri :
- Dikkat !!! Betonnnnnggggggghhhh !!!
Diğeri :
- Nerdeeeggggghhhhh !!!
Biri :
- Dikkat !!! Betonnnnnggggggghhhh !!!
Diğeri :
- Nerdeeeggggghhhhh !!!
Yakın Lan
Kars tren garinda Istanbul'a hareket etmek üzere Dogu Ekspresi hazir beklemektedir.
Kayseri'li is için geldigi Kars'tan dönmek üzere trene biner ve kompartmanini bulur.
Içeride iki tane 45-50 yaslarinda adam ve birde 20 yaslarinda genç vardir.
-"Selamun Aleyküm" diyerek Kayseri'li içeri girer.Içerdekiler;
-"Aleyküm Selam" derler.
Kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren hareket eder. Yolculuğun başında hiç kimse konuşmamaktadir. Yalnız genç çocuk biraz sıkıntılıdır. Orta yaslılardan birisi çocuğun bu halini görür ve laf atar.
-"Hayrola genç senin bir derdin mi var?"
Çocuk dayanamaz başlar anlatmaya:
-"Ya abi ben Istanbul Üniversitesinde ögrenciyim.Yari yil tatili için köyüme geldim. Zavalli anam beni okutabilmek için
Kayseri'li is için geldigi Kars'tan dönmek üzere trene biner ve kompartmanini bulur.
Içeride iki tane 45-50 yaslarinda adam ve birde 20 yaslarinda genç vardir.
-"Selamun Aleyküm" diyerek Kayseri'li içeri girer.Içerdekiler;
-"Aleyküm Selam" derler.
Kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren hareket eder. Yolculuğun başında hiç kimse konuşmamaktadir. Yalnız genç çocuk biraz sıkıntılıdır. Orta yaslılardan birisi çocuğun bu halini görür ve laf atar.
-"Hayrola genç senin bir derdin mi var?"
Çocuk dayanamaz başlar anlatmaya:
-"Ya abi ben Istanbul Üniversitesinde ögrenciyim.Yari yil tatili için köyüme geldim. Zavalli anam beni okutabilmek için
Girit in Satılması
Keçecizâde'nin Rusya'da bulunduğu sıralarda Rus Çarı, Keçecizâde Fuad Paşa'ya takılır:
- Paşa şu Girit'i satsanız!
- Hay hay, satalım ekselans
- Kaça satarsınız?
- Paşa şu Girit'i satsanız!
- Hay hay, satalım ekselans
- Kaça satarsınız?
Beyin
doktorlar kendi arasında konuşurlar.
ingiliz doktor :
"biz adamın beynini çıkarırız başka bir kafaya koruz ve 6 hafta da iş yapar hale getiririz" der.
alman doktor:
ingiliz doktor :
"biz adamın beynini çıkarırız başka bir kafaya koruz ve 6 hafta da iş yapar hale getiririz" der.
alman doktor:
Şakadan Hoşlanmam
Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş.
Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:
- bana senmi vurdun? demiş adama.
Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:
- bana senmi vurdun? demiş adama.
Dilenci
Dilenci: "Hocam Allah rızası için az bir sadaka verir misin ?" Hoca: "Az vermek şanımdan değildir."
Dilenci: "O halde çok verin."
Hoca: "O da senin şanından değildir."
Dilenci: "O halde çok verin."
Hoca: "O da senin şanından değildir."
Adolf
20. yüzyılın başında bir evde küçük bir çocuk babasına sormuş:
- "Baba!, kedilerin kuyruklarını kesip kemer yapmak günah midir?"
Baba ilgisizce;
- "Günahtir evladim" demis
- "Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah midir?"
- "O da gunahtir evladim"
- "Baba!, kedilerin kuyruklarını kesip kemer yapmak günah midir?"
Baba ilgisizce;
- "Günahtir evladim" demis
- "Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah midir?"
- "O da gunahtir evladim"
Helikopter
Bir gün temel ile Dursun gemide gidiyorlarmış,
sonra havadan bir helikopter gelmiş.
Dursun:
-Temel bu ne?
Temel:
-olsa olsa sinektir.
sonra havadan bir helikopter gelmiş.
Dursun:
-Temel bu ne?
Temel:
-olsa olsa sinektir.
Onuncu Zenci
Köle olarak çiftlikte çalışan zenciler çiftlikten kaçmaya çalışırken sihirli lamba bulurlar ve cini lambadan çıkarırlar.
Lambadan kurtulan Cin, on zenciye sormuş:
Dileyin bakalım benden ne dilerseniz. Ancak birer tane dilek dileme hakkınız olacak.
Birinci zenci: ’beyaz olmak istiyorum’ isteğinde bulunmuş ve olmuş.
Dileyin bakalım benden ne dilerseniz. Ancak birer tane dilek dileme hakkınız olacak.
Birinci zenci: ’beyaz olmak istiyorum’ isteğinde bulunmuş ve olmuş.
onuncu zenci gülümsemeye başlamış.
ikinci zenci de beyaz olmak istediğini söylemiş ve olmuş.
onuncu zenci sırıtmaya devam etmiş.
ikinci zenci de beyaz olmak istediğini söylemiş ve olmuş.
onuncu zenci sırıtmaya devam etmiş.
Kadınları Anlamak
Adamın biri kumsalda dolaşırken ayağı bi şişeye çarpmış..Şişenin tıpasını çıkarmış ve içinden bir cin çıkmış..Cin adama – Bir dilek hakkın var..Dile benden ne dilersen! demiş..Adam da – İki okyanusu birbirine bağlayan bi köprü yapmanı istiyorum..demiş..
Cin :
- Yahu kardeşim bu ne biçim dilek daha olanaklı bişeyler iste..demiş..
Adam :
- Öyleyse kadınları anlamak istiyorum..demiş..
Cinin cevabı çok kısa ve net :
Cin :
- Yahu kardeşim bu ne biçim dilek daha olanaklı bişeyler iste..demiş..
Adam :
- Öyleyse kadınları anlamak istiyorum..demiş..
Cinin cevabı çok kısa ve net :
B*k Böceği
Adamın biri bir gün bahçesinde otururken b*ktan top yapan bir b*k böceğini görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş:
“Ey Allahım! her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?”
Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış.Derdine kimseler çare bulamamış.
En sonunda bilge bir doktor ”Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin” demiş.
Adam köfteyi çakmış ve 40 gün boyunca o pislikleri yemiş ve iyileşmiş. Aradan yıllar geçmiş aynı adam gemiye binmiş ve denizin ortasında çok büyük fırtınaya yakalanmışlar. Herkes bağırıp, çağırıp, ağlaşırken bu adam bacak bacak üstüne atıp sakince çayını yudumluyomuş.
ABD Ekonomisi
Amerikalı yatırım uzmanı Dr. Marc Faber in bir kaç ay önceki köşe yazısını şu şekilde bitirmiş:
"Federal hükümet bize $600 değerinde bir geri ödeme yapıyor.
Eğer bunu Wal-Mart'da harcarsak para Çin'e gidecek.
Benzin alırsak ise Araplara.
Bir bilgisayar alırsak Hindistana.
Sebze ve meyve alırsak Meksika, Hondura ve Guatemala'ya gidecek. Düzgün bir araba alırsak Almanyaya.
Gereksiz çerçöpe yatırsak Tayvana gidecek
ve bunların hiç biri Amerikan ekonomisine fayda sağlamayacak.
Parayı ülkemizde tutmanın tek yolu hayat kadınlarına ve
"Federal hükümet bize $600 değerinde bir geri ödeme yapıyor.
Eğer bunu Wal-Mart'da harcarsak para Çin'e gidecek.
Benzin alırsak ise Araplara.
Bir bilgisayar alırsak Hindistana.
Sebze ve meyve alırsak Meksika, Hondura ve Guatemala'ya gidecek. Düzgün bir araba alırsak Almanyaya.
Gereksiz çerçöpe yatırsak Tayvana gidecek
ve bunların hiç biri Amerikan ekonomisine fayda sağlamayacak.
Parayı ülkemizde tutmanın tek yolu hayat kadınlarına ve
Sarılmak
Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yülseliyor, sevişmeye
hazırlanıyorlar. Ancak kadın durup dururken, "Dur, canım istemiyor, sadece
bana sarıl" diyor. Adamcağız, "Neden?" diyor.
Karısı: "Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarımı anlamıyorsun" diyor Adam,
sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor. Ertesi gün adam,
karısını çok güzel bir mağazaya götürüp, alışveriş yapıyor. Kadın, 3
tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor. Adam, karısına hepsini
almasını söylüyor. Sonra, $200'dan 3 çift ayakkabı da alıyor.. Sonra,
pırlanta küpeler alıyor. Kadın heyecanlanıyor, mutlu oluyor.. Kocasının delirdiğini
düşünüyor ama umurunda değil, pırlanta kolye de alıyor. Kocası, "Kolye
sevmezsin sen ama bunu beğendiysen, alabilirsin" diyor. Kadın zıplıyor,
yerinde duramıyor mutluluktan. "Hazırım, kasaya gidelim" diyor kadın.
Kocası: "Hayır hayır hayır bunları satın almayacağız ki" diyor.
hazırlanıyorlar. Ancak kadın durup dururken, "Dur, canım istemiyor, sadece
bana sarıl" diyor. Adamcağız, "Neden?" diyor.
Karısı: "Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarımı anlamıyorsun" diyor Adam,
sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor. Ertesi gün adam,
karısını çok güzel bir mağazaya götürüp, alışveriş yapıyor. Kadın, 3
tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor. Adam, karısına hepsini
almasını söylüyor. Sonra, $200'dan 3 çift ayakkabı da alıyor.. Sonra,
pırlanta küpeler alıyor. Kadın heyecanlanıyor, mutlu oluyor.. Kocasının delirdiğini
düşünüyor ama umurunda değil, pırlanta kolye de alıyor. Kocası, "Kolye
sevmezsin sen ama bunu beğendiysen, alabilirsin" diyor. Kadın zıplıyor,
yerinde duramıyor mutluluktan. "Hazırım, kasaya gidelim" diyor kadın.
Kocası: "Hayır hayır hayır bunları satın almayacağız ki" diyor.
Anlamıyorum
Ahmet annesine:
- Ben, öğretmenin dersinden hiçbir şey anlamıyorum. diye yakınmaktadır.
Annesi:
- Neden oğlum?
- Neden oğlum?
Ahmet:
- Geçen hafta beş üç daha sekiz eder, demişti. Bugün de altı iki daha sekiz eder, diyor.
- Geçen hafta beş üç daha sekiz eder, demişti. Bugün de altı iki daha sekiz eder, diyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)